Bu sayfayı paylaş

Yalıtım Malzemeleri ve Ankara’da Yalıtım



Bilinçsizce yaptırılan yalıtım kazanç değil kayıptır. Ankara iklimine göre yapılacak yalıtım nasıl olmalıdır?

1. Isı kaybını azaltmak için, dünyada farklı ortamlarda kullanılan “selüloz, cam yünü, taş yünü, polistren köpük (strafor), üretan köpük, vermikülit, perlit, mantar” gibi onlarca malzeme vardır.Isı yalıtımı için seçilen malzemenin ses (gürültü), yangın ve etki (titreşim) yalıtımını da sağlayabilecek (birkaç işleve birden sahip) nitelikte olması gerekir.

Bir binanın her noktası için her zaman aynı malzeme kullanılmaz. Nemli zemin ile çatı, kuzeye bakan cephe ile güneye bakan cephe aynı malzemelerle, aynı teknikle “standart bir şekilde” yalıtılmaz. Doğru malzeme kullanılmadığında yalıtım sağlanamadığı gibi; çürüme, küf, bakteri gibi sorunlar da yaşanabilir.

2. Yalıtımda enerji transferinin hareket yönü ve kuvveti de dikkate alınmalıdır. Yalıtımda mevsimden mevsime değişen ya da gün içinde bile değişen tüm faktörler önemlidir. Nemli bir kıyı kentinde yapılan yalıtım ile, havası kuru olan Ankara’da yapılacak yalıtım aynı olmamalıdır. Her bölgenin iklim koşulları ve yalıtım gereksinimleri farklıdır. Bir binanın yalıtım tasarımı yapılırken tüm bu faktörleri değerlendirmek gerekir.

Doğru yalıtım için en uygun tasarımın (projelendirmenin) yapılması, en uygun malzemenin ve en doğru yapı tekniklerinin kullanılması gerekir.

3. Cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilmiş Ankara binalarına bakıldığında pencerelerinin küçük olduğu görülür. Ankara’da, yaklaşık 1970’lere kadar konutlar ve kamu binaları iklim koşulları dikkate alınarak inşa edilmiş; pencereler ve balkonlar küçük tutulmuş, apartman kapıları kuzeye açılmamış, her kata tek daire koyulmuş, çok katlı yapılmamıştır.

Kışın enerji kaybının en fazla yaşandığı yerler büyük pencereler ve balkon kapılarıdır. Yazın dışarıdaki güneş ışığı ve sıcak havayı da (artan biçimde) bina içine yansıtan yine pencere ve balkon camlarıdır. Küçültülmesi ve yalıtımlı cam kullanılması gerekir. Sonuçta yalıtımda en zayıf malzeme cam ve metaldir.

Ankara’da almayı düşündüğünüz daire günün her saatinde güneş ışığını alacak şekilde tasarlanmış bir binada değilse vazgeçin. Büyük pencereler, büyük balkonlar avantaj değil dezavantajdır; kışın üşürsünüz, yazın yanarsınız. Konforlu bir yaşam süremediğiniz gibi enerji giderleriniz de yüksek olur. Kuzeye bakan, güneş ışığı almayan, nemli giriş katları ya da bodrum katları da sağlıksızdır.

Ayrıca; geçmişte “yazlık olarak kullanılan” Dikmen, Çankaya, Keçiören gibi rüzgarlı ve serin semtler kışın soğuk olur. “Eski Ankara” tabir edilen eski semtler yaz-kış daha sıcaktır.

Sağlığınız ve alışkanlıklarınıza göre semt belirleyin.

4.Tesisat yalıtımı yapılmaması bina içindeki odaların enerjisini azaltır. Isıtma ve soğutma sistemlerinde, kullanılan boruların, havalandırma kanallarının da yalıtımı düşünülmelidir. Kalorifer tesisatında da “ısıyı iyi ileten malzemeler” kullanılmış olması önemlidir.

5. Yalıtım kalıcı bir kazançtır. Bakım, ayarlama gerektirmez. Ömrü neredeyse bina ömrü kadardır. Bu bilinçle yapılmayan, sırf yasal zorunluluk olduğu için bilinçsizce yaptırılan yalıtım aslında kazanç değil kayıptır. Para ve zaman kaybıdır. En önemlisi salınan karbondioksit oranındaki artıştır. Bu da, uluslararası anlaşmalar gereği ileride ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Bedelini yine bizler ödeyeceğiz, bunu da unutmayalım.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.