Bu sayfayı paylaş

Orhan Veli’nin Ankara Yılları



Öldüğünde 36 yaşındaydı Orhan Veli ve bu kısa yaşamının 23 yılını Ankara’da geçirmişti.

Soldan sağa Orhan Veli, Şinasi Baray, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday Ulus’ta, şimdi 100. Yıl Çarşısı olan Belediye (Millet) Bahçesindeler. Melih Cevdet bu fotoğraf için yazmış Fotoğraf şiirini.

Dört kişi parkta çektirmişiz,

Ben Orhan, Oktay bir de Şinasi...

Anlaşılan sonbahar

Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli

Yapraksız arkamızdaki ağaçlar...

Babası daha ölmemiş Oktay’ın,

Ben bıyıksızım

Orhan Süleyman Efendi’yi tanımamış.

Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;

Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?

Oysa hayattayız hepimiz.

Fotoğrafta Ankara Erkek Lisesinden dört arkadaşı görüyoruz: 3 şair-yazar-çevirmen ve arkadaşları Üç Nal Lokantasının sahibi Şinasi Baray. Orhan Veli ile Şinasi Bayar’ın arasından 1.TBMM görünüyor. Bu da aynı yerden geçenlerde çektiğimiz fotoğraf:


AOÇ Gazi Tren İstasyonu

Bu fotoğrafta Sabahattin Ali ve Orhan Veli, Atatürk Orman Çiftliği Gazi Tren İstasyonu’nun önündeler.


Yıl 1943 olabilir. Fotoğrafta ön sırada Sabahattin Ali, Orhan Veli, Rozsi Szabo, Rebia Şeref, Sabahattin Ali’nin eşi Aliye Ali; arkada Muvaffak Şeref, Bela Szabo, oğlu Matika ve Sabahattin Ali ile Aliye Ali’nin kızları Filiz görülüyor. Hatta Orhan Veli çok sevdiği ve Atatürk Bulvarında birlikte yürüyüşler yaptığı Matika için Kuş ve Bulut şiirini yazmış:

Kuşçu amca!

Bizim kuşumuz da var

Ağacımız da.

Sen bize bulut ver sade

Yüz paralık

Ankara’da Orhan Veli Sokak ya da Orhan Veli Caddesi var mı?

Belleğimizi yokladık, bulamadık. Çevremize sorduk, Google’da aradık, yok! İstanbul Bahçelievler’de, Büyükçekmece’de, Ümraniye’de, Kartal’da, Beykoz’da, Avcılar’da, Esenyurt’ta; İzmir’de Balçova’da ve Narlıdere’de; Tekirdağ’da Saray ve Çorlu’da; Yalova’da Orhan Veli’nin adını taşıyan cadde ve sokaklar var. İstanbul’da, Ataşehir-Mustafa Kemal Mahallesi’nde Orhan Veli İlköğretim Okulu da var. Ama 1925-1948 yıllarında yaşadığı Ankara’da yok... Sadece küçük bir tabela var oturduğu Vakıf Apartmanında.


Ankara’da 23 yıl yaşayan ozanın adını sokaklara vermemek ne büyük bir vefasızlık. Oturduğu (şimdi devlet tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün olduğu) Vakıf (Evkaf) Apartmanı’nın önünden geçen cadde adını taşıyabilir Orhan Veli’nin. Okuduğu Gazi İlkokulu ya da Ankara Erkek Lisesi’nin (Taş Mektep) önünden geçen (Okan Konuralp, Ankara Atatürk Lisesi’nin kayıtlarında aramış ozanın izlerini; fakat ne Orhan Veli’nin, ne Oktay Rifat’ın ne Melih Cevdet’in adına rastlayamamış maalesef.) ya da sürekli gittiği mekanların, örneğin Üç Nal’ın bir zamanlar bulunduğu sokaklar “Orhan Veli Sokak” olabilir. Çalıştığı PTT Genel Müdürlüğünün, MEB Tercüme Bürosu’nun bulunduğu caddeler olabilir. Bir okula, bir sanat kurumuna, edebiyat bölümü olan fakültelerdeki amfilere verilebilir adı, anısına saygı olarak.

1. fotoğraf Nahit Hanım, 2. fotoğraf Bella

Orhan Veli ve Nahit Hanım

Orhan Veli aşklarını da Ankara’da yaşamıştır. Ankara’da Edebiyat öğretmenliği yapan Nahit Hanım için şiirler yazmıştır.

Hiçbirine bağlanmadım

Ona bağlandığım kadar.

Sade kadın değil, insan.

Ne kibarlık budalası,

Ne malda mülkte gözü var.

Hür olsak der,

Eşit olsak der.

İnsanları sevmesini bilir,

Yaşamayı sevdiği kadar.

Şu dizeleri de Nahit Hanım için yazmış olsa gerek:

Bu şehirdedir işim gücüm,

Ekmek param.

Fakat buna mukabil

Yine budur başka bir şehirdeki

Bir kadın yüzünden

Bıraktığım şehir.

(Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a yazdığı mektupları içeren kitap, 2014’te Yalnız Seni Arıyorum adıyla yayınlanmıştır.)

Sere Serpe, Anlatamıyorum ve Bella

Orhan Veli Sere Serpe şiirini, platonik aşkla sevdiği Bella için yazmıştır. Bella, Orhan Veli’nin Tercüme Bürosu’ndan arkadaşı Erol Güney’in eşi Dora’nın, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde İngilizce dersi veren kızkardeşidir. Bella henüz çok gençtir ve Nahit Hanım nedeniyle de ölçülü bir arkadaşlığı korur; Ama Orhan Veli’nin ölümüne dek arkadaşlıkları devam eder.

Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;

Entarisi sıyrılmış, hafiften;

Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;

Bir eliyle de göğsünü tutmuş.

İçinde kötülüğü yok, biliyorum;

Yok, benim de yok ama...

Olmaz ki!

Böyle de yatılmaz ki!

Anlatamıyorum şiirini de yine Ankara’da Sabahattin Eyüboğlu’nun evinde Bella için yazmış ve O’na hediye etmiş Orhan Veli.

Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz,

Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.

Ankara’da kaza geçirip İstanbul’da öldüğünda 36 yaşındaydı Orhan Veli ve bu kısa yaşamının 23 yılını Ankara’da geçirmişti. En iyi arkadaşları, dostları, sevgilileri Ankara’daydı. Ankara’da okumuş, çalışmış, yazmış, dergi çıkarmış, çeviriler yapmıştı. Cumhuriyet kurulduktan sonra bu kent “sanatın, kültürün, eğitimin de başkenti” olduysa, harcında Orhan Veli’nin de dizeleri var. Ve dolayısıyla Orhan Veli’ye vefa borcumuz var! Orhan Veli adının yeterince güçlü yaşatmamak bize yakışmıyor...

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.