Bize Ulaşın: +90 (312) 442 37 32
Bizi Takip Edin:
Bu sayfayı paylaş

Fakültenin yanı demirden köprü...



Fakültenin yanı demirden köprü / Fakültenin önü bir sıra kavaktı / Biz bir garip yiğit kişiydik / Bütün hürriyetler bizden uzaktı...

Enver Gökçe’nin “Fakültenin Önü” şiiri bu dörtlükle başlar. Şiirden bugüne sekiz dize daha kalmıştır. 80 yıllık Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin bir dönemine tanıklık eder dizeler.

1947’de DTCF Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Enver Gökçe, şiirimizin en büyük birkaç şairinden biridir. Enver Gökçe’nin, DTCF’de İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi iken 37 yaşında kanserden ölen Saffet Korkut için yazdığı şiir de kazınmıştır Fakülte tarihine:

“Bir Saffet Hoca vardı dost bağında

Hürriyet yoktu sağlığında

Gün geldi gitti incecikken

Yiğitken, güzelken, gencecikken.

Ölüm adın kalleş olsun!”

Behice Boran, Fuat Köprülü, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Pertev Naili Boratav, Muzaffer Şerif, İlhan Başgöz, Muazzez İlmiye Çığ, Enver Ziya Karal, Ekrem Akurgal, Şevket Aziz Kansu, Suut Kemal Yetkin, İlber Ortaylı, Neriman Samurçay, Sevda Şener, Ahmet Arif, Ataol Behramoğlu, Can Yücel, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Murathan Mungan ve diğerleri...

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden, adı bilim ve sanat tarihihe kazınan ne çok hoca, ne çok öğrenci geçmiştir. Bilim, sanat ve siyaset alanlarında etkili isimlerdir her biri. Kuramda ve eylemde, sözde ve yazıda.


DTCF, Ankara’nın belleği...

DTCF’nin gücü, tarihinden gelir. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin doğruyu, yeniyi, bilimi arayan azminden. Ön cephesindeki “Hayatta en hakiki mürşit (yol gösterici) ilimdir” ibaresiyle tescilli duruşundan. Harcına ilk tuğlaları koyan uluslararası boyutlardaki yabancı hocaların özverisinden. İdealist ve çalışkan hocalarından. Dile, edebiyata, tarihe, felsefeye gönül vermiş; eğitimci, sanatsever, sanatçı öğrencilerinden.

Atatürk, ulusal dil ve tarihimizi öğretecek ve mevcut öğretmenlerin bilgilerini tamamlayacak bir fakültenin kurulması gereğini saptamış; fakültenin adını bizzat koymuş. 1935’te kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin binası Alman Mimar Bruno Taut tarafından projelendirilerek inşa edilmiş ve 1940’ta öğretime açılmış. DTCF, Ankara Üniversitesi’nin de ilk fakültesi olmuş.

DTCF dışarıdan heybetli görünse de aslında onca bölümü, hocayı ve öğrenciyi barındaracak alanı yoktur. Ön kapıdan girip “orta bahçe”ye çıktığınızda hayal kırıklığı yaşarsınız hatta. Sağda filoloji ve tiyatro bölümlerinin olduğu bina, solda kütüphane binası. Ana binaya bu bahçeden girilir. Amfileri güzeldir. Girişteki Farabi Salonunu da amfiler gibi tarihi ve hoştur.

Ön bahçede 1956 tarihli Mimar Sinan heykeli... Koca Sinan’ın arkasındaki yaşlı ıhlamur ağaçları. Solunda “demirden köprü” ve Abdi İpekçi Parkı. Sağında TRT Ankara Radyosu ve THK. Önünde Adliye ve CerModern. Arkasında hastaneler... Ve polisler, parzerler, eylemler, simitçiler, işportacılar, otobüs durakları, köprü altı dükkanlar...

DTCF özeldir. Ankara’dan uzanır kolları tüm dünyaya. Dünyanın tüm dillerini, sanatını, tarihini, arkeolojisini kucaklar. İnsana dair ne varsa; sosyoloji, psikoloji, antropoloji, felsefe... Sanata dair ne varsa; şiir, roman, tiyatro... Tüm dünyayı kucaklar.

Alanı küçük, yüreği büyüktür DTCF’nin...

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.