Bu sayfayı paylaş

Eski Ankara Evleri



Ankara’nın eski evlerinin nerede olduğu, fotoğrafları, özellikleri ve mimarisi hakkında bilgiler bu yazımızda.

Osmanlılardan, 16. yy’dan bu yana kullanılan geleneksel Ankara evlerinden örnekler eski Ankara’da, kale içi ve çevresinde bulunuyor. Ankara kalesi, Samanpazarı, Anafartalar, Ulus, Hacı Bayram ve Hamamönü’ndeki evlerin bir bölümü restore edilmiş, turizm açısından işlevsel duruma getirilmiş durumda.


Ayrıca, 19-20. yy’larda Keçiören, Çoraklık, Kızlarpınarı, Solfasıl, Hacıkadın deresi, Çın Çın, Karaca Kaya (Siteler’de), Türközü (Frenközü), Abidinpaşa, Etlik bağları, Ayvalı, İğdelidere, Çankaya, Dikmen, Yukarı Öveç, Aşağı Öveç, Keklik, Söğütözü, Seyran gibi, toplam 32 bölgede bağ evleri bulunmaktaymış.


Bu bağ evlerine bahardan sonbahara, bağbozumu sonuna kadar kalmak üzere Türkler ve Ermeniler gidermiş; Musevilerde bu âdet yokmuş. Bu evlerden Keçiören’de birkaç adet kalmış durumda.

Beypazarı, Ayaş, Güdül, Kızılcahamam ve diğer bazı ilçelerimizde ve köylerimizde de eski Ankara evlerinden örnekler hâlâ ayakta. Bir kısmı restore edildi, bir kısmı harap maalesef.



Ankara Evlerinin Özellikleri

Ankara evleri genellikle iki-üç katlıdır. Üst katları yaşam, alt katları hizmet alanları olarak tasarlanmıştır. Küçük pencereli, kalın duvarlı, basık tavanlı alt katlar kışın; ince duvarlı, daha havadar üst katlar yazın kullanılırmış yoğunlukla.

Ankara evleri taş temel üzerine ahşap, kerpiç ve tuğladan yapılır. Giriş taştan, duvarlar tuğladan, tavanlar ahşaptandır. Ankara evlerinde ana yapım malzemesi ahşaptır. Günümüzle kıyaslanmayacak kadar doğal, sağlıklı ve çevreci bir mimari anlayıştır bu. Anadolu’da gür ormanların olduğu yıllarda ahşap evler yapılırmış doğal olarak. Ankara evlerinde, alt katlarda depo, kiler, mutfak, hamam gibi birimler vardır. Alt kattan üst kata asma merdivenle çıkılır.



Üst katta odaların ortasında geniş bir sofa bulunur. Odalar bu sofaya açılır. İki-üç kuşağın birarada yaşadığı dönemlerde, her çift bir odada kalır. Dolayısıyla bu odalar, içinde birçok gereksinimin karşılanabileceği şekilde tasarlanmıştır. Duvarlarda gömme dolaplar, yüklük, banyo ve ocak vardır. Pencere önlerinde sedirler bulunur. Duvarda nişler olur, günümüz mimarisinde de kullanılıyor zaman zaman. Tavanlarda ahşap süslemeler, ortasında göbek vardır.

Üst katlarında “cumba” denilen çıkmalar olur. Cumbalar ve saçaklarıyla eski Ankara evleri adeta sokaklara doğru uzanır. Yoldan bakıldığında evler birbirine uzanır gibidir. Üst katta seyregâh adı verilen balkonlar da olabilir. Pencereler ahşap kepenklerle örtülür, pervazları renkli olabilir. Çatılar ağaçtandır, üstleri kiremit örtüldür. Saçak çıkıntıları geniştir.



Eski Ankara evlerinde boyama ve nakışlamaya önem verilir; dolaplar, yüklükler, pencereler, ocaklar süslenirmiş. Bu nakışlarda genellikle rozetler, bitkisel motifleri kullanılır; çiçek, ağaç, meyve nakşedilirmiş. Kiremit kırmızısı, sarı, yeşil, krem renkler çokça kullanılırmış. Ocak davlunbazlarında, tavanlarda, dolaplarda alçı süslemeler de yapılırmış.


Evlerin genellikle arka bahçeleri, bahçelerinde de kuyu, çeşme, havuz olabilirmiş. Sokak ile giriş kapısı arasında avlu bulunur, evlere bahçeden ya da avludan girilirmiş. Bahçeler de duvarlarla çevrilirmiş.



Her şeyiyle doğal olan bu Ankara evlerinde geniş aileler hep birlikte yaşarken hayat belki de daha iyiydi şimdiki rezidanslardaki yalnız yaşamlardan. Cumbadan uzanıp kahveye çağıran komşunun sesi, asansörde karşılaştığı komşuya merhaba dememek için başını çevirenlerden daha içtendi.

En iyisi bu hafta sonu Ulus’tan Hacıbayram’a, Ankara kalesine ve oradan da Hamamönü’ne uzanıvermek. Bizden önce bu kente konuk olanların evlerindeki izlerde aramak geçmişteki dostlukları. Biraz nefes almak çok katlı yaşamlardan uzaklaşıp.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.