Bu sayfayı paylaş

Dünya Şiir Gününde “Şiirlerde Ankara”



21 Mart Dünya Şiir Günü ve şiirlerde Ankara.

Ankara’da doğan, Ankara’dan yolu geçen şairlerin dizelerindedir bu kentin değerleri, sırları, anıları. Ulus, Çıkrıkçılar, Ulucanlar, Cebeci, Yenişehir, İncesu... Kitabevi, yayınevi, matbaa, meyhane... Dil Tarih, Mülkiye, Gazi Eğitim, Atatürk Lisesi, Milli Eğitim, Halkevleri, Türkocağı, Zafer Çarşısı... Aşk, ayrılık, özlem, savaş, direniş, umut, acı... Sokak, bulut, yağmur, güneş, kapı, pazar, han, kale...

Özdemir İnce’nin “Şubat ayında Ankara”sındadır bu kent:

Donmuş suda çelik tadı var

ağzımda eski tütün ve buruk çay tadı

her sabah yaya geçiyorum bütün Ankara’yı

kömür ve kükürt kokuları arasında

her akşam yaya geçiyorum bütün Ankara’yı

okuyarak bildirilerini direnen öğrencilerin

bakarak yırtık afişlere, şarkıcı resimlerine,

nereye gitsem içimde bir geç kalmışlık duygusu

Cemal Süreya’nın “Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir”indedir:

Ankara Ankara

Bir kent değil burası, bir acenta dizisi

Bir işhanı bir umumi mümessillik belki

Büyük mağazalar, bahçeliğe özenen süpermarketler

Tutulmamak üzere verilmiş bir söz gibi.

Ali Cengizkan’ın “Solfasol Otobüsü”ndedir:

Hadi gel, bir kere daha deneyelim,

Mutluluk hakkını kaptırma başkasına.

Solfasol otobüsüne binelim sıkışıktır,

Yakın olmanı istiyorum bana.

Asu gel, bir kere daha deneyelim.”

Hüseyin Atabaş’ın “EYA!...”sındadır:

Gecenin hüznüyle gelip geçtiğimiz

denizlerime kulak ver bundan böyle,

incinen dalgaların ucu değiyor eya

Ankara'nın A(ş)kdeniz Caddesi'ne!...

... ya da “Gölgesi İçine Düşen Göl”ündedir:

Son birkaç yıldır içimdeki fırtına dindi,

kıpırdamıyor gözlerindeki yeşil seninse;

Ankara yağmurlarla geçiştiriyor kışlarını!...

Çoktan ayrılığı duyumsadı anlayacağın

saksıdaki karanfilin titreşimleri bile,

özlem beni de vurdu, evin kedisini de.

Nazım Hikmet’in “Dört Hapisaneden/Ankara”sındadır:

Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak

bu kadar mavi

bu kadar geniş olduğuna şaşarak

kımıldamadan durdum.

Ahmet Uysal’ın “68 kışıydı Ankara’da”sındadır:

ahmed arif’i arardık ulus’ta

hasan hüseyin içerdeydi

bulvarda şiir okur, sokaklara sığınırdık

parklara usulca kar yağardı

Ahmet Erhan’ın “Tüy ve Buğu”sundadır:

-İncesu pazarına yolun düştü mü hiç

Ne ilgisi var deme, sen o renklersin

O damar damar domates, patlıcan moru

Bağırtısı Kürt Halil’in, birdenbire patlayan...

Turgut Uyar’ın “Gazi Mustafa Kemal Paşa”sındadır:

Ankara’dan gelir geçer trenim,

Bir gün olur elbet ben de binerim,

Varıp toprağına yüzüm sürerim

Biz vatan çocukları Gazi Paşam,

Dilimiz takılı kaldı

Diyemedik;

Boynumuz bükülü kaldı;

Doyamadık.

Metin Altıok’un “Ankara, benim aziz kentim, kestane ağaçları ve aşklarım elbet.” dediği, “Kapım ve yüreğim her zaman açık sana. Bunu bil, sakın unutma.” diye eklediği yer Ankara. Ankara’da yaşamış olan, yaşayan tüm şairlerimize şükran borçluyuz. Onların bu kentteki her bir anı değerli, kenti şiirlerine taşıdıkları her bir dize ebedi. Ankara’yı daha anlamlı kılan tüm şairlerimizi Dünya Şiir Gününde bir kez daha saygıyla, sevgiyle anıyoruz...

Dünya Şiir Gününüz kutlu olsun!

*Okumak isterseniz, “şiirlerde, dizelerde Ankara” üzerine diğer yazılarımız:

Kumrular Sokak’tan geçtim bir pazar günü

Şiirlerde Ankara

Ankara, şiir ve sonbahar

Şairlerin Ankarası

Orhan Veli’nin Ankara yılları

Ankara’dan bir Orhan Veli geçti

Ankaralı Şair Ahmet Oktay’a Veda

Ankara’da yaşamış 10 Şairden “Aşk Dizeleri”

Tunalı Hilmi Caddesi Vaadi

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.