Bize Ulaşın: +90 (312) 442 37 32
Bizi Takip Edin:
Bu sayfayı paylaş

Balık Kenti, Ankara...



Belki denizi yok Ankara’nın; ama deniz ürünleri alanında ünü var.

Ayrıca denizi yok deyip geçmemek lazım, zira “gemi çapası” anlamındaki “ankyra” adından gelen bir geçmişi, dünü var… Belki o yüzdendir Ankara’nın balığa olan düşkünlüğü…

Kış kapıda artık. Ama kış sadece soğuk ve ayaz değil, balık mevsimidir aynı zamanda. Her ne kadar gelişen teknolojiler sayesinde yaz kış balık üretimi yapılsa da, çeşitlilik ve bolluk anlamında kışın yeri ayrı.

Ankara’da balık demek!

Öğrenciyseniz eğer Sakarya Caddesi’nde ekmek arası balık demek,

İşadamı ya da bürokratsanız; süslü ve nispeten pahalı yerlerde görüşme yemeği demek,

Orta gelirliyseniz, arada bir gidebileceğiniz ve keyifle oturabileceğiniz balık lokantaları demek,

Evde yapmak istemiyorsanız pişirme evleri, lokantaları demek…

Evde balık yapmayı tercih ederseniz, bunun hangi şehirde olmanızla alakası yok ,dünyanın neresinde olursanız olun apartmanda ve evde balık kokusu demek.

Ankara isminin “gemi çapası”ndan geldiğini bilmediğimiz yıllarda genç birer üniversite öğrencisiyken tanıştık çoğumuz Ankara’nın taze ve ucuz balığıyla. Sakarya Caddesi’nde yediğimiz ekmek arası balık, dünyanın en güzel balığı gibi gelirdi. Belki çok başka balık tadlarını bilmediğimizden, belki öğrenciliğin doğası gereği yediğimiz her şeyin güzel ve özel gelmesinden… Ankara’da yaşayan hemen herkesin damağındadır o tanıdık lezzet. İstanbul gibi balık ekmek yerken manzara seyredemezsiniz; ama manzara karın doyurmaz ki zaten…

Arkadaşlarla ayaküstü yapılan sohbetlerin, Sakarya Caddesi buluşmalarının ya da buluşma sonrası karın doyurmaların ucuz ve taze adresidir oradaki balıkçılar.

Söylentiye göre Karadeniz’de tutulan taze balıkların yüklendiği kamyonları martılar Ankara’ya kadar takip edermiş! Zira taze balıktan en iyi martılar anlar.

Sadece Karadeniz değil Akdeniz, Ege ve Marmara’dan gelen farklı balıkların en çok rağbet gördüğü yerlerin başındadır Ankara.

Tezgahtaki balık çeşitleri değişse de o tezgahlar boş kalmaz asla. Elbette havuz balıkçılığının bundaki yeri fazla. Ama ister havuzdan çıksın, ister denizden; kış demek aynı zamanda balık demek…

Neredeyse her semtin bir ya da birkaç balıkçısı var. Çoğunu tanıyoruz tıpkı eskiden mahalle bakkallarını tanıdığımız gibi. Üstelik yıllarca anlatılan ve hâlâ anlatılmaya devam eden taze balık nasıl anlaşılır? Kısa dersleri sayesinde kandırılmamız da zor. Ama illaki herkesin bir kuaförü olduğu gibi bir balıkçısı da var…

Ekonomik, sosyal ya da kültürel duruma göre değişiyor kimin nerede, kiminle, nasıl ve hangi balığı yiyeceği. Ancak değişmeyen tek şey, balığın her çeşidinin en tazesinin Ankara’da oluşu. Bunda yüzyıllar öncesinden gelen “gemi çapası” adının rolü var mıdır, bilinmez; ama kış demek balık demek, Ankara demek, taze balık demek.

İster ayaküstü, ister lokantada, ister başka yerde; nerede olursanız olun mutlaka balık yiyin. Kendiniz tutmadığınız sürece en taze balığın Ankara’da olduğunu da unutmayın…

Benden bu kadar; balığın yanında ne içeceğinize de siz karar verin...


Zülküf Aydın / Yönetmen - Duru Yapım

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.