Bu sayfayı paylaş

Atatürk’ün Ankaralı oluşunun 94. yıldönümünü kutluyoruz



5 Ekim Atatürk’ün Ankaralı oluşunun yıldönümü.

5 Ekim Ankara için onur günüdür

5 Ekim; Ankara tarihi, Kurtuluş Savaşı tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi için önemli bir gündür.

2 Ekim 1922’de Ankara Belediyesince Ankara hemşeriliği teklif edilen Atatürk’ün “Beni Ankara’nın hamiyetli hemşerileri arasına girmeye davet suretiyle tecelli eden iltifatınıza samimi ruhumdan arz-ı şükran eylerim” diye başlayan, günümüz Türkçesiyle; “Sevgili ulusumuzun, bütün dünyanın düşmanlığına karşı zaferle taçlandırdığı kurtuluş mücadelesi tarihinde Ankara adı en aziz bir yeri koruyacaktır. Büyük Millet Meclisi için yeniden yapılan seçimde, beni Ankara’dan üye seçmek suretiyle bu fahri sıfata ayrı bir yetki eklediniz. Büyük Millet Meclisi sizin yüksek yakınlığınız sayesinde, korkusuz, kurtuluş mücadelesini sürdürebilmiştir. Bundan ötürü Ankaralı hemşerilerimin bu vatan kurtuluşu mücadelesinde ayrı bir şeref payı vardır. Bu nedenle hemşerilerimi bir kardeş içtenliğiyle tebrik eder ve bana karşı gösterdiğiniz kalpten sevgiye karşılık hepinizi yürekten kucaklarım.” içerikli mektubunun tarihidir 5 Ekim. 5 Ekim Mustafa Kemal’i meclisten uzaklaştırabilmek, belki de başlatmış olduğu mücadelede saf dışı bırakabilmek için hazırlanan önergenin boşa çıkarıldığı tarihtir.

27 Aralık 1919’dan itibaren Atatürk’ü kalbine yerleştiren Ankara’dır, Ankaralılardır. 5 Ekim Ankara için büyük bir gururdur. Atatürk’ün Ankara’da, Ankara hemşerisi olduğu günle gurur duyuyoruz. 5 Ekim Ankara için onur günüdür. Kutlu olsun!

Atatürk Ankara’yı ve Ankaralıları hep sevdi

Daha önceki birkaç yazımızda da vurguladığımız üzere, Atatürk Ankara’yı ve Ankaralıları hep sevmiştir. Kendisine, dava ve silah arkadaşlarına kucak açan, ulusal mücadeleye maddi manevi destek olan, kenti Kurtuluş Savaşının güvenilir bir merkezi yapan, birçok ilçe ve köyünün erkek nüfusunu Kurtuluş Savaşında kaybeden Ankara’nın özel bir yeri olmuştur Atatürk’ün kalbinde.

1924’te Yunus Nadi’ye verdiği demeçte (günümüz Türkçesiyle) şunları söylemiştir Gazi M. Kemal Atatürk:

İstanbulumuz güzeldir; fakat Ankaramız bütün noksanlıklarına rağmen daha az güzel değildir. Onu bilhassa bizler biliriz değil mi?

Ankara’ya ilk kabul olunduğum gün, sadece bir vatandaş, milletin bir bireyiydim. Hiçbir sıfatım, yetkim ve ünvanım yoktu. Böyle olmakla birlikte Ankara ve çevresi çocuklarıyla, kadınlarıyla, yaşlılarıyla birlikte Ankara şehrinden Dikmen tepesine kadar bütün ovayı doldurmuş ve beni karşılamıştı. İstasyondan hükümet dairesine kadar uzayan caddenin iki tarafı eski Türk giysileri giymiş, bıçakları ve tabancaları ellerinde Ankara gençleriyle dolmuştu. Bu gençler ve onlarla birlikte bütün halk “Yurdu ve milleti düşmandan kurtarmak için hepimiz ölmeye nazırız, emrinizi bekliyoruz.” diye bağırıyordu...

Ben Ankara’yı coğrafya kitabından ziyade tarihten öğrendim ve Cumhuriyet merkezi olarak öğrendim. Hakikaten Selçuklu idaresinin bölünmesi üzerine Anadolu’da teşekkül eden küçük hükümetlerin isimlerini okurken bir Ankara Cumhuriyetini görmüştüm. Tarih sayfalarının bana bir cumhuriyet merkezi olarak tanıttığı Ankara’yı ilk defa geldiğim o gün gördüm ki, aradan geçen asırlara rağmen Ankara’da hâlâ o cumhuriyet kabiliyeti devam ediyor.

Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde müstesna bir yeri vardır.” diyen “hemşerimiz” Gazi M. Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını saygı ile anıyoruz.

Ve anımsatalım ki Ekim, Ankaralılar ve tüm Ulusumuz için özel bir aydır:

5 Ekim 1922 Atatürk’ün Ankara hemşeriliğini kabul edişi.

13 Ekim 1923 Ankara’nın başkent oluşu

29 Ekim 1923 Cumhuriyetimizin ilan edilişi

13 Ekim ve 29 Ekim’i de onurla, mutlulukla kutlayacağız...

Not: Fotoğrafını yayınladığımız (halihazırda Türk bayrağı ve Atatürk posteri asılı olan) 1920-1924 yılları arasında TBMM olarak kullanılan (şimdi Kurtuluş Savaşı Müzesi olan) Ulus’taki bina, tüm bu sürece tanıklık etmiştir.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.