Bu sayfayı paylaş

Atatürk Ankara’ya gelince nerede, kiminle kaldı?



Atatürk 27 Aralık 1919‘da Ankara’ya geldikten sonra mütevazı bir odada kaldı. O zor günlerde yanında Fikriye Hanım vardı.

Atatürk’ün Ankara’ya geldiğinde kentte kalacak yer sorunu vardı. Atatürk’ün kalacağı, çalışmalarını yürüteceği, toplantılarını yapacağı bir yer gerekliydi. Atatürk Ankara’ya gelmeden önce tren istasyonunu elinde bulunduran İngilizler bertaraf edilmişti; tek uygun yer tren istasyonundaki direksiyon binasıydı.

Birkaç gün Ziraat Mektebinde bir odada kalan Atatürk, direksiyon binasının ikinci katına yerleşti. Bir oda yatak odası, bir oda çalışma odası, bir oda kabul odasıydı. Bir de banyosu vardı. Daha sonra, Kasım 1920’de Ankara’ya gelecek olan Fikriye Hanım’a ayrılacaktı bir oda da. Atatürk işte bu istasyon binasında kaldı.

Adına “Milli Mücadelede Atatürk Konutu” denilse de “konut olma” özellikleri taşımayan, hiçbir konforu olmayan bir idare binasıydı aslında.

Direksiyon binasında bir dünya lideri

Ankara tren istasyonu 1892’de ticari ve siyasi faaliyetlerin hızlandırılması için açılmıştı. İşletmecisi de, yoğun olarak kullananlar da yabancılardı. Zaten Türklerin bu olanağı değerlendirebilecek kapasitede olmadığı düşüncesi hakimdi o yıllarda.

Atatürk’e konut ve başkomutanlık karargâhı olarak istasyonda bulunan işte bu direksiyon binası uygun görüldü. Binayı Alman Anadolu - Bağdat Demiryolu şirketi yaptırmıştı, Ankara’da, içinde banyo olan sayılı binalardandı.

Bina tren istasyonunun içinde olduğundan, tren ve yolcu gürültüsüne rağmen kalmış ve çalışmalarını yürütmüş Atatürk. Sabahlara kadar çalışıp geç yattığı zamanlarda gürültüden uyuyamayan Atatürk için yeni bir mekan arayışı olmuş. Atatürk, biraz onarılıp düzeltilen Çankaya’daki bir bağ evine geçmiş 1,5 yıl sonra.



Atatürk’ün kullandığı odalar

Ankara tren istasyonundaki demiryolları müzesini gezdik önce. Tüm o belgeler ve eşyalarla birlikte bir imparatorluğun son yıllarına gittik. Her bir detayda sona doğru giden bir trenin hüzünlü istasyonlarını gördük. Yolculuk bitmiş ve bir dönem kapanmış...

Dar merdivenlerden yukarı kata çıkarken duvardaki yazıları okuduk, fotoğraflara baktık. Çok güçlü anılardı tümü de duygu ve anlam yüklü.



Üst kata çıktık, odaların içine girilemiyor, önü kapalı; kapıdan baktık biz de gördüklerimize inanmayarak. Ne kadar az eşya, ne kadar yalın odalar. Atatürk’ün odasında bir basit yatak, iki sandalye, bir küçük dolap, yerde bir kilim, hepsi bu... Çalışma odası da, kabul odası da olabildiğince sade.

Büyük bir lideri ağırlayan, büyük kararlar alınan küçücük, yalın ve yoksul odalardı gördüklerimiz.



Fikriye Hanım’ın odası

Fikriye Hanım’ın odasındaki udu, fotoğrafları, Atatürk’ün Şam’dan hediye olarak getirdiği tepsi, yatak örtüsü, kırlent ve özel eşyaları 2006‘da yeğeni tarafından bağışlanmış müzeye. Atatürk’ün bir dönem hayatında olan, direksiyon binasında ve Çankaya’daki bağ evinde Atatürk’e bakan ve arkadaşlık eden bu “alımlı” kadına ait tek somut izler bu odada. Fikriye Hanım’ın yaşamı ve ölümü belirsizliklerle dolu olsa da, bu oda çok net. Ancak çok derin bir sevgi tutabilir genç bir kadını bu odada, çok derin bir bağlılık.



Fikriye Hanım için çok şey yazıldı. Yazılanların hiçbir önemi yok aslında, biz o odada sadece “sevgi”yi gördük. O odanın sadeliğinde arkadaşlıklarının gücünü. O udda muhabbetlerinin ezgilerini. O fotoğraftaki bakışlarda sonsuzluğa uzanan sırları.

Fikriye Hanım’ın ölümünden sonra Atatürk çok acı çekmiş ve Latife Hanım ile evliliği bitmiş sonuçta...



Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi

Bu binada önemli gelişmeler yaşanmış, ülkenin kaderini belirleyen görüşmeler yapılmış, anlaşmalar imzalanmış. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin kurulması ve 23 Nisan’ın çocuk bayramı olarak kutlanması kararı bu binada alınmış.

20 Kasım 1938’de saat 10.00’da, Atatürk’ün trenle getirilen naaşı tekrar getirilmiş bu binaya...

1935-37 yılları arasında bugün de kullandığımız yeni gar binası yapılsa da, 1892’de yapılan bu direksiyon binası yıkılmayarak korunmuş ve 1964’te müze olarak açılmış. Binanın giriş katı demiryolları müzesi olarak düzenlenmiş; 1856’dan bu yana demiryolları ile ilgili belgeler ve eşyalar koyulmuş.

Biliyorsunuz müzeler pazartesi günleri kapalıdır. Oysa bu müze Ankaralıların tatil gününü değerlendirip gidebilecekleri cumartesi pazar günleri (ve dini bayramlarda) kapalı. Müzeyi hafta içi 09.00-12.00 ve 13.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilirsiniz. 10 kişi ve üzeri gruplar için telefon etmek gerekiyor: 0312. 309 05 15 / 408

Pencerelerin perdeleri kapalı olduğundan ve flaş kullanılmaması gerektiğinden fotoğraflarımız net çıkmadı maalesef. Odalara girilemediği için detay da çekemedik. Ama siz gidin ve gözlerinizle görün her şeyi. Ankara’da yaşamanın avantajıyla, bir dünya liderinin zor günlerinden ve bir sevgiden geriye kalan izleri kendi gözlerinizle görün.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.