Bu sayfayı paylaş

Ankara Tren Garı’nda...



Atatürk için konut, Kurtuluş Savaşı için karargâh olmuş Ankara Tren Garı.

Ankara’nın tarihsel ve kültürel belleği açısından çok önemli olan Ankara Tren Garı artık toplumsal bir acı ile örtüşüyor. Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk yıllarına tanıklık eden Ankara Tren Garı’nın bir büyük acıya mekan olacağını kim bilebilirdi ki...

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ankara Tren Garı


Ankara Tren Garı, Anadolu Demiryollarının bir istasyonu olarak 1892’de yapılmış.

Atatürk 27 Aralık 1999’da Ankara’ya geldiğinde önce Ziraat Mektebi’nin bir odasında kalmış. Daha sonra başkomutanlık karargâhı ve konut olarak tren garının “direksiyon binası” Atatürk’ün emrine tahsis edilmiş.

Bu taş binada Kurtuluş Savaşı’nın hareket planları hazırlanmış, toplantılar yapılmış, anlaşmalar imzalanmış, tarihi kararlar alınmış. 23 Nisan’ın “Milli Hakimiyet ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanması kararı da bu binada alınmış.

Tren garının gürültüsü, geceler boyu çalışan Atatürk için giderek yorucu olmuş. O yıllarda Ankara’da ev bulmak kolay olmadığından Çankaya’daki bağ evi bulunmuş, biraz toparlanıp döşemiş ve Atatürk 1921’de Çankaya’ya taşınmış.

TBMM’den tren garına uzanan İstasyon Caddesi (Cumhuriyet Caddesi) yıllarca protokol yolu olarak kullanılmış; resmi bayramlardaki geçit törenleri bu caddede yapılmış.

Cumhuriyet’ten sonraki yıllarda yeni bir gar binasına gereksinim doğmuş ve yapımı için Şekip Akalın görevlendirilmiş. Mevcut gar binasının yapımına 1935’te başlanmış, 1937’de tamamlanmış. Bina Art Deco mimari tarzı ile yapılmış, dış cephesi Ankara taşı ile kaplanmış. Binanın amblemi olarak, gücün sembolü kartal seçilmiş.


Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi

“Atatürk Konutu” dense de adına, “direksiyon binası” bu taş yapı. Alabildiğince yalın ve mütevazı... Konutun birinci katı Demiryolları müzesi olarak dizayn edilmiş. İkinci katta Atatürk’ün yatak odası ve çalışma odası var. Bir oda da Fikriye Hanım’ın.

Gar’da bir de Atatürk Vagonu var. Atatürk 1935-38 yılları arasında, yurt gezilerinde bu vagonu kullanmış. Atatürk Konutu, Demiryolları Müzesi, lokantası, hızlı treni, yeni gar inşaatı, yolcuları, dünü, bugünü ile farklı bir yer Ankara Tren Garı. Onarımlar geçirmeden önceki hali çok daha özeldi kuşkusuz. O yıllardan geriye sadece taş duvarlar, ahşap kapılar ve pirinç kapı kolları kalmış.


Demiryolları tarihimiz

Demiryollarımız Osmanlı İmparatorluğu döneminde daha çok yap-işlet modeli ile İngilizler, Fransızlar ve Almanlar’a verilen imtiyazlarla işletilmiş. İç Anadolu ile birlikte Ankara da Almanya’nın çalışma alanı içinde olmuş. Haydarpaşa-İzmit hattı 1873’te bitirilmiş, 1888‘de hattın İzmit-Ankara kısmının inşaat ve işletme imtiyazı Alman sermayeli “Anadolu Osmanlı Şimendifer Kumpanyası’na verilmiş.

Demiryollarımız, Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra, 1924 tarihinden itibaren devletleştirilmeye başlamış. Önce Anadolu-Bağdat Demiryolları olarak yapılandırılmış; 1927’de Devlet Demiryolları ve Limanları’na dönüştürülmüş; 1953’te de TCDD adı altında kamu iktisadi kuruluşu yapılmış.


1923‘te 4,559 km olan demiryolu hattımız 1940’ta 8, 637 km’ye ulaşmış. 1960’tan sonra devletin ulaşım politikası değişmiş, demiryolları geri plana atılmış. Karayolu yük taşımacılığı oranı % 94 iken demiryolunun payı % 4’e düşmüş.

Demiryolları hayatımızdan çıksa, YHT garı mevcut garı âtıl bırakacak olsa; Atatürk’ü ağırlayan bu tarihi gar alçakça bir saldırının adresi yapılsa da “Ankara Tren Garı” Ankara kimliğinin bir parçası kalacak. Atatürk’ü ağırladığımız, sevdiklerimizi karşıladığımız, sevdiklerimizi uğurladığımız yer orası...



Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.