Bu sayfayı paylaş

Ankara’nın Suluhan’ı...



Birçok yangın geçiren, defalarca yerle bir olan Suluhan, tam anlamıyla küllerinden yeniden doğmuştur.

Suluhan’ı en iyi kim bilir, kim anlatır? Yeni adıyla “Vakıf Suluhan Çarşısı” olan çarşının 25 yıldır yöneticisi olan, 1986’dan bu yana Suluhan’da sıcak demircilik yapan Ahmet Özdemir’e sorduk Suluhan’ı.

Kurban Ticaret’i oğlu Yavuz Selim Özdemir ile birlikte yürüten Ahmet Bey 1960’tan sonra Hacı Doğan Mahallesi’nde yaşamış. Sadece Suluhan’ı değil, Ankara Kalesi ve Ulus çevresini de biliyor adım adım. Yolları, binaları kimler yaptı; o yollardan kimler geçti tek tek belleğinde. Biz sorduk, o anlattı...

Suluhan adı nereden geliyor?

1480’lerde kervarsaray olarak yapılmış. Vakıfnamesi var, 1508’den bu yana kullanılıyor.

Fatih’in ordusunda görevli Hasan Paşa yaptırmış. Han’ın ilk adı da Hasan Paşa Hanı’dır. Suluhan halkın verdiği bir addır. Ön tarafta bir kuyu var, adı oradan geliyor olabilir. İkinci ihtimal, ilk kez Elmadağ’dan Ankara’ya, bu hanın karşısına kadar su getirildiğinde halk gelip suyu buradan alırmış; adı bu ilk şebeke suyundan da gelebilir. En zayıf ihtimal ise kale istikametinden gelen ve Han’ın altından geçen kanalizasyon suyundan gelmesi; sağı ve solu taştan örülü bir atık su kanalı bu.

Suluhan’dan gelin gittim...



Yıllar önce bir hanımefendi geldi dükkanıma. “Dükkan sizin mi, içeriye girip bakabilir miyim?” dedi. Buyur ettik, girdi. Duygu dolu gözlerle baktı her bir taşa. “Dükkan sizin mi? dedi. “Evet” dedim, “Ben buradan gelin gittim.” dedi...

4 metreye 4 metre, 16 metrekare yerde 5 nüfus kalmışlar. Ortada perde, bir yanda anne-baba, diğer yanda 3 çocuk. Diğer işler revaklarda görülürmüş.

Ankara başkent olunca şehir dışından göç alıyor. Bizim Suluhan da bir mahalle olarak kullanılıyor. Eskiden han odası, şimdi dükkan olan bu yerlerde yatmışlar; revaklarda çamaşırlarını yıkamışlar.

Suluhan’ın restorasyonu süreci

Bu böyle gidince rahmetli Adnan Menderes 1956’da restore ettirmek için boşalttırmış. İşgal edenler çıkmak istememiş, olaylar çıkmış. 1960 ihtilalinden dolayı restorasyon yapılamayınca 15 yıl boş kalmış Suluhan. 15 yıl da restorasyonu sürmüş. Restorasyonun başında rahmetli Mehmet Oflaz varmış, bütçe yetersizliğinden uzun sürmüş. Yıllık bütçe bittiğinde o yıl kalırmış çalışmalar; bir sonraki yıl beklenirmiş. 1980’de 55 milyon ödenek çıkınca toplam 75 milyona bitmiş restorasyon. 1984’ten bu yana Vakıf Suluhan Çarşısı adıyla faaliyette; Cami tarafı ise hâlâ onarılmadı.1984 sonrası da ilginç. Restorasyon bitirildiğinde Han’ın ne olacağı bilinmiyor. Kuyumcular, bakırcılar gelmeyince her koridora bir meslek yerleştirilerek açılıyor. Fakat han yeterince tanınmadığından, tutmuyor. İlk esnaflar kapatıp gitmek zorunda kalıyor. Ankara’da zanaatkâr kalmadığından mevcut şekline dönüşüyor.


Suluhan’ın 500 yıllık tarihi...

Cumhuriyet’ten çok önce, kent merkezi Ankara kalesi iken, Suluhan Ankara dışında bir han olarak görülürmüş. Evliya Çelebi de kalmış Ankara’ya geldiğinde. Seyahatnamesinde “1. avluda tahtani ve fevkani 63 oda mevcut” diye geçer han. 2. avluda hayvanların bakımı, ihtiyaçları karşılanırmış. Mescidi, hamamı, yemekhanesi varmış. Güvenlik için, kalelerde olduğu gibi tek kapısı varmış. Büyük yangınlardan sonra, enkaz temizlenmediğinden giriş 8 metre aşağıda kalmış. Yeni kapı eski kapının üzerine açılmış.

Han 17. yy’da tamamen yanmış. Ankaravi Mehmet Efendi tekrar yaptırmış. Cumhuriyet yıllarına kadar gelmiş han. Cumhuriyet ilan edileceği zaman gelen yabancı gazeteciler Suluhan’da kalmış. Atatürk’ün Muhafızı Osman Aga’yı (Topal Osman) anlatan bir kitapta “Kuyulu kahvede oturur.” diye geçer Suluhan. Bozkurt Ersoy Hoca Suluhan ile ilgili bir çalışma yapmıştı, bu bilgilerin kaynağı da o çalışmadır.


Suluhan’da bir mola

Ankara’nın kalabalığı, gürültüsü yorduğunda sizi, çıkıp gelin Suluhan’a. Ulus’tan Posta Caddesi’nden (Şehit Teğmen Kalmaz) Hal’e doğru çıkın. Anafartalar Caddesi’ne ulaşmadan Hal’in tam arkasındayız. Sağa baktığınızda bacaları görürsünüz önce, Han’ın kapısında “Vakıf Suluhan Çarşısı” yazar. Pazar günleri hariç, pazartesi sabahı 08.00‘den cumartesi akşamı 19.30'a kadar açıktır Suluhan. Gelin sizi 500 yıl öncesine götürelim. Atları ile yolu Ankara’dan geçen seyyahlar kadar yorgun olsanız da sıcak bir çay ile dinlendirelim sizi.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.