Bu sayfayı paylaş

Ankara’nın Hayvanlara Özel Parkları



Ankara’da çocuklar ya da yetişkinler için pek çok park var, peki ya hayvan parkları?

Bundan üç yıl önce üniversite öğrenimim için geldim Ankara’ya. Üniversite yerleşkemi de, oturduğum semti de hep sevdim. Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi Bilkent, beş bin dönümlük arazi üzerine kurulu ve çok iyi planlanmış. Özellikle de yeşil alanları oldukça güzel. Ayrancı ise Ankara’nın köklü semtlerinden; yeşil sayılabilir, sosyal hayatı canlı. Ve en önemlisi gerek üniversitemde, gerekse oturduğum semtte hayvanların da haklarına saygı duyuluyor.


Ankara’da can dostlarımız düşünülüyor!

Hayvanları seven , ev arkadaşları ile birlikte (yakın zamana kadar) kedisi olan bir insan olarak kent yaşamı için bir önceliğim var! Hayvanların da yaşadıkları kentte varlıklarının kabul görmesi… Onlar için de ortam sağlanması, daha iyi koşullarda yaşamalarına olanak verilmesi. Haklarına saygı duyulması...

Ankara'da bazı ilçe belediyeleri sadece insanlara değil, aynı zamanda birçok canlıya karşı da sorumlu olduğunun farkında. Bizler gibi her istediğini, ne düşündüğünü dışa vuramayan köpeklerimizin, kedilerimizin ihtiyaçlarının karşılamasına çalışıyorlar. Ankara, sokakta yaşayan hayvanlarının da düşünüldüğü modern bir şehir ve ben üniversiteyi Ankara’da okumaktan mutluyum.

Ankara’da oturduğum semtin bağlı olduğu Çankaya Belediyesi’nin bazı parklarında evcil hayvanlar için özel alanlar ayrılmış olması takdir edilesi bir yaklaşım. Güzel dostlarınızın hem fiziksel, hem psikolojik gelişimlerine katkı sağlayacak ortamlar hazırlaması ne güzel.

Çankaya’nın bazı parklarında köpek gezdirme alanları mevcut. Bu alanlarda hem çevredeki sakinlerin rahatı gözetiliyor hem de köpekler için özel eğitim ekipmanları sunuluyor. Köpekler bir yandan ev ortamında bulamadığı olanaklarla fiziksel olarak kendilerini geliştirebiliyor, bir yandan da parklarda tanıştığı diğer hayvanlarla iletişim kurarak sosyalleşebiliyor. Daha sağlıklı ve daha mutlu yaşamaları için birçok olanak var.


Cemal Süreya Parkı

Bu parklardan biri de Ayrancı semtimizdeki Cemal Süreya Parkı. Birçok yönüyle görülmeye değer olan bu park hem yetişkinlere, hem çocuklara, hem de can dostlarımıza keyifli zaman geçirilebilecek alanlar sunuyor. Bu özel alanlar hem köpekler için, hem de semt sakinleri için çok iyi bir olanak. Birçok köpek sahibi köpeğini kaldırımda, asfaltta gezdirmek zorunda iken, bu Ayrancı sakinleri arabalardan ve diğer risklerden uzakta köpekleriyle mutlu, güzel, sağlıklı zaman geçirebiliyor.

Özel alanlarda köpekler toprak ya da çimen üzerinde yürüyebiliyor, eşelenebiliyor; fiziksel olarak gereksinim duydukları aktivitelerle daha sağlıklı olabiliyorlar. Zaman içinde birbirini tanıyan bu köpeklerin türdeşleriyle birlikte olarak daha mutlu ve huzurlu oldukları çok açık. Sahiplerinin kazanımları ise başlı başına ayrı bir boyut.


Maltepe Parkları

Evcil hayvanlarımızın olduğu kadar, sokak hayvanlarının da en az bizler kadar yeme-içme ihtiyaçları var. Maltepe'de bulunan Bitiştiren Parkı, Ördekli Parkı, Umut Parkı gibi parklara hayvanların temiz su içme imkanı bulabileceği su pınarları koyulmuş. İşte başkent... İşte hayvanlara sevgi ve saygı ile yaklaşan güzel kent. İşte bu güzel kentin sevgi dolu, güzel belediyeleri, güzel insanları ve bunun biz gençlerdeki karşılığı çok fazla.


Sokaktaki hayvanlar için bir kap su…

Sıcak geçecek yaz aylarına yaklaştığımız şu günlerde sokakta yaşayan, ev ortamının konforunu bulamayan hayvanları yeniden anımsayalım. Belediyeler gibi bizler de evlerimizin önüne bir kap su koyarak ve bunu günlük olarak değiştirerek (ve de çevreyi kirletmeyerek) onlara can suyu verebiliriz. Mümkünse bir kap da kedi / köpek maması koyabiliriz.

Çöplerimizi atarken kırık cam parçaları ve diğer kesici, yaralayıcı şeylerin yemek artıklarından ayrı olmasına özen gösterirsek, sokakta yaşayan kedileri ve köpekleri başlarına gelebilecek kazalardan koruyabiliriz. (Dönüştürülebilir atıkların ayrı tutulması zaten yapmamız gereken bir uygulama.)

Beslediğimiz hayvanların sorumluluğunu taşıyarak, onların dışkılarını sokak ya da parklarda asla bırakmayalım.

Evde beslediğimiz kedi-köpek ya da diğer küçük dostlarımız kadar, sokakta yaşayanları da düşünelim. Yardıma ihtiyaç duyanları veterinere götürelim.

Eğer yardım edemiyorsak en azından zarar vermeyelim. Bu kent onların da yaşam alanı. Bu ağaçlar, bu güneş, bu toprak sadece bizim değil. Paylaşarak hayat daha güzel...


Hazal Engin / Bilkent Üni. İnsani Bil. ve Ed. Fak. Amerikan Kül. ve Ed. Böl.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.