Bize Ulaşın: +90 (312) 442 37 32
Bizi Takip Edin:
Bu sayfayı paylaş

“Ankara’nın bağları” kimin?



Türkünün sözleri, bağların son fotoğrafları versin cevabı. Gelin birlikte bakalım.

“İp attım ucu kaldı da

Tarakta kücü* kaldı

Ben sevdim eller aldı

Yürekte acı kaldı” diye başlayan, “ayrılık acısı” ile yoğrulmuş dizeler nasıl olur da,

“Ankara’nın bağları da

Büklüm büklüm yolları

Ne zaman sarhoş oldun da

Kaldıramıyon kolları” diye devam eder? Sonra tekrar sevdiğinden ayrılan âşığın duygularına dönüp,

“Almayı* yüke koydum da

Ağzını bükekoydum

Aldın yari elimden

Boynumu bükekoydun

Astardan urganım var da

Yün basma yorganım var

O yar senin derlerse

On koyun kurbanım var.” diye devam eder?



“İp attım ucu kaldı” mı, “Ankara’nın bağları” mı?

Gerçek adı “İp attım ucu kaldı” adlı türkünün kaynağı Keskinli halk ozanı Seyit Çevik. Türküyü bir de O’ndan dinlemeli. Kemanın neredeyse ağladığı bir hüzünlü türküdür bu. Barlarda, düğün salonlarında elektrosazla dinlenecek “Ben sevdim eller aldı” diye oynanacak bir türkü değil aslında.

“Ankara’nın bağları da / Büklüm büklüm yolları / Ne zaman sarhoş oldun da / Kaldıramıyon kolları” dörtlüğü sonradan eklenmiş türküye. Hatta dörtlüğü ekleyen sanatçı, bir başka sanatçı ile mahkemelik olmuş; mahkeme türkünün anonim olduğuna karar vermiş.

Seyit Çevik bir tv programında “Bizim türkülerimizi pek heder etmesinler. Yazık oluyor. Okusunlar etsinler; ama işin hakikatçiliğini yapsınlar.” demişti tüm içtenliğiyle.



Ankyra’nın bağlarından günümüze.

Türkülerimiz gibi bağlarımız da kayıp gitti ellerimizden. Bozuldu, değişti; beton ve asfalt altında kaldı o güzelim verimli topraklar.

Romalılar, yaz aylarında “Ankyra’nın bağlarındaki” yazlıklarında otururlarmış serin serin. Daha sonraki dönemlerde de böyle devam etmiş; Seyranbağları, Bağcılar, Kavaklıdere, Ahlatlıbel, Dikmen, Ayrancı, Çankaya, Keçiören ve Etlik yaz ayları için tercih edilen bölgeler olmuş hep. Bilirsiniz, Çankaya köşkü de bir bağ eviymiş eskiden.

Ankara’nın bağları Osmanlılar döneminde ünlüymüş. Bir yazıda “Şehrin cihât-ı selâsesini tezyin eden onbine kârib bağlarda mükemmel ve muntazam kâşâneler ve köşkler ve leziz sular ve selsebîller mevcûd olub, memurîn ve ahâliden kısm-ı küllisi mevsim-i sayfda bağ ve bağçelere nakil ile yaz faslını buralarda imrâr ederler.” diye anlatılır bağlar ve köşkler.

Yüzlerce yıl bağ olarak kullanılan bu bölgeler, artan nüfus ile birlikte önce gecekondular, mütevazı evler; giderek çok katlı binalarla dolmuş.

“Heder oldu” bağlar da türküler gibi, talan edildi. Ne türkü (gerçekten) bizim artık, ne de bağlar. “boynumu bükekoydun” dizesi tam da halimizi anlatıyor.


Fotoğaflar: Seyranbağları, 3 Aralık 2015

*kücü: dokuma tezgahında kullanılan sicim / iplik. *alma: Oğuzca elma. (Ozan, sevdasının yarım kaldığını sembollerle anlatmış.)

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.