Bu sayfayı paylaş

Ankara Müzeleri, Çocuk ve Eğitim



Ankara müzeler açısından zengin bir kent ve bu “çocuk eğitimi” için mükemmel bir olanak.

Çocuklarımız müzelerden, tiyatro salonlarından, bilim merkezlerinden, sanat galerilerinden çok avm görüyor. Önce avm gezdirip ardından evde test çözdürüyoruz ve bu “kötü” uygulamadan “iyi” bir sonuç bekliyoruz. Üreten, düşünen, eleştiren çocuklar yetiştirebileceğimizi hayal ediyoruz.

Eğitim okul ile sınırlı değildir.

Okullarda yürütülen “öğretim”dir. Hayatın her anında gerçekleşen “eğitim”dir. Türkçeniz, yemek alışkanlıklarınız, aile ilişkileriniz, tv, akıllı telefonlar, sokak ve uzak-yakın her şey çocuğa biçim verir; onu “iyi ya da kötü” biçimde eğitir. Kitap, dergi, gazete (online da olabilir) okumayan; tiyatroya, operaya, baleye, sinemaya, konsere, sanat galerisine götürülmeyen; müzeleri, tarihi yapıları ve alanları görmeyen; buralarda (günlük sıradan hayatının dışında) farklı deneyimler yaşamayan; sanat-kültür fuarlarını, imza günlerini bilmeyen; bir sanatçı ya da bilim insanını tanımamış çocuk hep biraz eksik kalır. Bu eksiği yaşam boyu zor tamamlar, ne kadar zeki ve çalışkan olursa olsun.


Eğitimde anne-babanın rolü.

Çocuğunuzla birlikte Ankara’da en son ne zaman bir müzeye gittiniz? Ya da şöyle soralım: Çocuğunuz Ankara müzelerinden hangilerini gördü? Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Cumhuriyet Müzesi, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Rahmi M. Koç Müzesi, M. Akif Ersoy Müze Evi, THK Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi, MTA Tabiat Tarihi Müzesi, Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, Roma Hamamı Açık Hava Müzesi, PTT Pul Müzesi, Gordion Müzesi (Polatlı) ve diğerleri... Hatta Feza Gürsey Bilim Merkezi, Pembe Köşk, Ankara Kalesi, Antik Roma Tiyatrosu, Selçuklu ve Osmanlı camileri, Augustus Tapınağı, Julien Sütunu, Suluhan ve diğer hanlar, eski Ankara evleri, tarihi Ankara yapıları, Kızılcahamam-Çamlıdere Jeoparkı... Eğer sayı 5’ten az ise çocuğunuza çok yazık ediyorsunuz. Çocuğunuz Ankara’da, başkentte yaşamanın olanaklarından faydalanamıyor; çocuğunuzun geleceğini olumlu etkenlerle yönlendirmiyorsunuz, eğitimini güçlendiremiyorsunuz maalesef. Çünkü eğitim sadece okul-dersane öğretimi demek değil. Dört duvar arasında çözülen testler, yapılan ödevler değil. Çantada taşınan kitaplar, ezberlenecek metinler, dinlenecek öğütler değil. Eğitim her yerde... En etkili örnekleriyle de müzelerde.


Müze ve Eğitim

Müzeler eskinin köhne kalıntılarının saklandığı, hayatın dışında mekanlar değildir. Tam aksine hepimiz için “yaşayan ve etkin” eğitim ve iletişim ortamları, öğrenme ve gelişme alanlarıdır. Müzelerde çağrışımlara, hayal gücüne, hissetmeye ve duyumsamaya dayalı “çok yönlü” bir eğitim gerçekleştirilebilir ve bu eğitimi alan çocuğun kazanımları büyük ve kalıcı olur.

Oyuncak müzesi, eğitim müzesi, etnografya müzesi, arkeoloji müzesi, açık hava müzesi, bilim müzesi, askeri müze ya da özel müze; sonuçta hepsi de geçmişi anlayıp bugünü yorumlamamıza, geleceğe daha sağlıklı bakmamıza katkıda bulunan; hayatımızı aydınlatan, düşünce ve hayal dünyamızı zenginleştiren kurumlardır. Çocuk için gelecekteki yaşamlarına yön verecek, çocuktaki gizilgücü ortaya çıkaracak önemli ipuçları saklarlar.

Çocukların ve gençler için müzeler özgür öğrenme ortamı sunan “açık” bir okul, müzelerdeki koleksiyonlar ise “sıra dışı ve albenili” öğrenme materyalleri olarak kabul edilebilir. Bu metaryallere dokunma, hissetme olanağı her zaman olmasa da görmek, işitmek, hissetmek de önem taşır. Müze beş duyuyu kullanarak öğrenme, deneyimleme şansı ve olanağı sunar çocuğa. Müzede etkinliklerle yürütülecek eğitim süreçlerinde çocuk gürür, keşfeder, hayal kurar, (atölye çalışmalarına) katılır, paylaşır, tartışır. Müze ziyaretinde yaşadıklarını, gördüklerini ailesine/arkadaşlarına “konuşarak, oynayarak, resmini yaparak” anlatır. Sonrasında araştırır, düşünür, hayal eder ve üretir. Müzede eğitim, etkisi yaşam boyu sürecek bir eğitimdir.


Müze Pedagojisi

Batıda müze pedagojisi çok önemli bir bilimsel alandır. Müzeler kültürel değerleri genç kuşaklara aktarmanın, çocuk (ve topluma) değerler kazandırmanın çok önemli ortamlarıdır. İngiltere’de 1857 yılından bu yana müzeler eğitim ortamları olarak görülmektedir. İnsanı, toplumu, kendini tanımak; tarihi anlamak, günceli değerlendirmek, geleceğe bakmak; sosyal ve doğal çevreye karşı duyarlık geliştirmek için gerekli ve önemli kurumlardır.

Müzeye götürülen çocuk doğrudan ya da duygu ve sezgi yoluyla çok şey öğrenir. Bilgi ve duygu olarak zenginleşir. Hayal gücü gelişir, estetik beğeni düzeyi yükselir, ufku açılır. Özgüveni ve sosyal ilişkileri gelişir. Bedenini ve dilini daha iyi, daha etkili kullanır. Kendisini daha iyi ifade edebileceği yeni yollar öğrenir. Müzeler çocuğun yaratılıcığının, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine katkı sağlar. Çocuk sosyalleşir, dünyası zenginleşir. Müzede resim / heykel / seramik, müzede öykü / şiir / mektup, müzede drama, müzede açık oturum, müzede müzik, müzede tekstil / takı, müzede gölge oyunu / müzede tarih, müzede bilim başlıkları altında yapılacak etkinliklerle çocukların duyuşsal ve bilişsel becerileri gelişir.

Müzedeki nesnelere bakan, onlarla çalışan, karşılaştırmalar yapan çocuğun zihinsel ve duygusal dünyası daha açık olur. Sınıflandırır, karşılaştırmalar yapar, ilişki kurar, sorgular, soyutlar ve bunları yaşamının her boyutuna taşır.


Eğitimcilerin müzede yapacağı etkinliklerde çocuğun önünde yeni ve zengin bir dünya daha açılır. İşte bu çocuklardan çok iyi matematikçi, tarihçi, heykeltraş, ressam, tiyatrocu, mimar, öğretmen, bilgisayar programcısı, anne, komşu, “insan” yetişir. Ve bu insanlar dünyayı daha güzel, daha anlamlı, daha yaşanısı kılar.

Fakat her şeyi okuldan, öğretmenlerden beklemeyin. Çünkü çocukları okul dışına çıkarmak risklidir ve zor-uzun yazışmaları gerektirir. Müzeler cumartesi-pazar günleri açık. Bu hafta sonu çocuuğunuzu alıp bir müzeye gitmeye ne dersiniz? (Not: Gitmeden önce müze ve sergilenenler üzerine internetten biraz bilgi edinirseniz, gezi çok daha verimli ve işlevsel olabilir.)

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.