Bu sayfayı paylaş

Ankara Kalesinde Gezi İçin 10 Öneri



Ankara Kalesi ve çevresinde gezebileceğiniz müzeler, camiler, hanlar, surlar, restoranlar ve kafeleri yazdık sizin için.

1. Kesinlikle arabanızla gitmeyin. Otopark çok ciddi bir sorun. Hiç tanımadığınız insanlara belgesiz olarak arabanızın anahtarını teslim etmek ya da daracık yollarda sıkıntı çekmek istemiyorsanız taksi ya da toplu taşıma araçlarını tercih edin. Ulus’tan Kaleye kadar yürünebilir biraz dik bir yokuş olsa da. Ayakkabılarınız rahat olsun yeter. Gezeceğiniz yerlerin bazı bölümleri soğuk olacak, ona göre giyinin.

2. Ulus istikametinden giderseniz, ilk durak Anadolu Medeniyetleri Müzesi. En az iki saat ayırın. Tarih öncesi çağlardan başlayarak Hititler, Frigler, Lidyalılar, Romalılar karşılayacak sizi Müze’de. Müzenin binalarından biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han; 15. yy’da yolculuk aynı zamanda yaptığınız. Müzenin bahçesinde hediyelik eşyalar/objeler satan bir de dükkan var; fakat fiyatlar biraz pahalı. Bahçedeki küçük kafede de soluklanabilirsiniz, bu hakkınızı bir başka mekan için de saklı tutabilirsiniz.

3. Müzeden çıkıp sağa dönün, yokuşu çıkınca 16./17. yy’da yapılmış Çukur Han’a ulaşırsınız. Divan Çukurhan’da, Ankara Kalesi kapısına, saat kulesine bakarak kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Hemen yanında Çengel Han Rahmi M. Koç Müzesi var. Bir güne iki müze gezisi fazla olabilir; birini tercih edip diğerini bir sonraki Kale gezisine saklamak en iyisi. Müzedeki restoran Çengel Han Brasserie kapalı, Safran Han olarak 2016 başında açılacakmış.

4. Galatların yaptığı düşünülen Kale’nin kapısından girip Kalekapısı Sokak’tan Sultan Alaaddin Camisi’ne kadar yürüyebilirsiniz. Binlerce yıllık bir yürüyüş olur bu. O yollardan Galatların, Romalıların, İlhanlıların, Selçukluların, Osmanlıların, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların, Atatürk’ün yürüdüğünü düşünmek ne muhteşem. Yaşamın anlamını bir kez daha sorgulamak ne önemli. Hemen her bir noktasında heykel, lahit, sütun parçalarını göreceğiniz kale içi turu sizi başka bir dünyaya taşıyacak. Çevrede restore edilmiş Osmanlı evlerinde hediyelik eşya satan dükkanlar, kafeler, restoranlar var ilgilenirseniz.

5. Muhteşem bir iç kapıdan geçeceksiniz. Şimdilerde bu kısımlarda restorasyon çalışmaları yapılıyor, yürümek zor olsa da başınızı kaldırıp Zindan Kapı’ya bir bakın. Bahçesindeki Roma sütunlarının dikkatinizi çekeceği Sultan Alaaddin Camisi Türklerin Ankara Kale’sini fethettikten sonra yaptıkları ilk camidir. 12. yy’da, Selçuklular döneminde yapılan ve hâlâ kullanılan Ankara’nın en eski camisidir. Rutubet nedeniyle cami yana kaydırılınca eski camiden geriye bahçedeki mihrap kalmıştır.

6. Alaaddin Cami’den Alitaş Sokak’tan merdivenlere yönelin. Biraz dik olan bu merdivenleri çıkarak Şark Kulesi’ne ulaşırsınız. Surlara çıktığınızda ise 360 derece Ankara karşınızdadır. Eğer akşam üstü olmuşsa, gurup vaktiyse kaybolup gidin kızıla boyanmış Ankara manzarasında. O zaman “bu kartal yuvası” kalenin neden bu tepeye yapıldığını bir kez daha anlayacaksınız. (Çocuklara ve yaşlılara göre değil ne merdivenler, ne de surlar.) Aynı istikameti izleyerek tekrar kapıya dönün. (Kule tarafında da bir kapı olmakla birlikte, bölgeyi bilmeyenler için önerilmez.)

7. Kaleye girmezseniz Çengel Han’dan sağa dönüp Koyunpazarı Sokak’tan aşağıya doğru inebilirsiniz. Sokakta ve ara sokaklarda kafe ve restoranlar oldukça fazla. Kebap da bir seçenek, Pirinç Han’da tost-çay da. Pirinç Han’ı tercih ederseniz hediyelik eşyalar, aksesuarlar satan dükkanları, sanat atölyelerini gezebilirsiniz.

8. Koyunpazarı Sokak’ta sağlı sollu birçok dükkan var antikacıdan gümüşçüye. Tarih boyunca ticaretin canlı olduğu, zanaatkârların çalışıp ürettiği, seyyahların gezdiği bu sokaklar, bedestenler, hanlar şimdi turistik bir bölge olarak yine yoğun. Koyunpazarı Sokak’a çıkan ara sokaklarda; hatta tüm bölgede kaybolun. Bala Han, Pilavoğlu Hanı, Kıbrıs Hanı, Yeni Han, Yıldız Han, Yeni Saray Hanı, Reçber Han ve hanlar bölgesinin en az 300’er yaşında olan, kimi metruk (terk edilmiş) yapıları selamlasın sizi.

9. Koyunpazarı Sokak’taki Ahi Elvan Cami 13. yy’dan bu yana ibadete açık. Ahşap direkli, ahşap tavanlı bu Selçuklu camisinde yine ahşap olan kadınlar mahfili var. Alçı mihrabındaki niş dolgu üzerindeki panoda Ayet’el-Kürsi kitabe bulunur. Bordürlerde Kelime-i Tevhit yazılmıştır. Ahşap minberine de dikkatli bakın, muhteşem bir işçilik görürsünüz.

10.Sokak bittiğinde sola, Can Sokak’tan yukarıya yürüyün. Bu Sokakta da pek çok kafe, halıcı, bakırcı var. Restore edilmiş dükkanlarda keyifli saatler geçirebilirsiniz. İleride sağda Aslanhane Camisi’ni (Ahi Şerafettin Camisi) göreceksiniz. Aslanhane Camisi de Anadolu’da Selçuklulardan kalma ahşap direkli camilerdendir. Ejder motifli mihrabı ve minberini özellikle inceleyin. Türbe ve zâviye onarımda, onları şimdilik göremezsiniz. Bu camiye Rahmi Koç Müzesinin karşısındaki At Pazarı Sokak’tan da inebilirsiniz. Çok daha kestirmeden ulaşıp aynı kafe ve dükkanları yokuş aşağı inerek gezebilirsiniz.

Yol bittiğinde tur tamamlanmış olur. Benim enerjim bitmedi derseniz sağdan Saraçlar Sokak’tan Çıkrıkçılar’a yönelin ya da biraz daha aşağıdan sağdan Anafartalar Caddesi’ne dönün. Ulus sokaklarındaki bir esnaf lokantasında yiyin akşam yemeğinizi, Ankara’da yaşadığınızın tadına varmak için.

Diğer Fotoğrafları görmek için tıklayınız. :Ankara Kalesi Gezi Fotoğrafları

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.