Bu sayfayı paylaş

Abdi İpekçi Parkında Üç Değer...



Sıhhiye’de bir parkta üç değer buluşur: Abdi İpekçi, Remzi Savaş ve Metin Yurdanur. 1 park, 2 heykel, 3 isim ne çok şey anlatır.

Park, Abdi İpekçi anısına 1981’de açılmıştır. Anlam ve estetik olarak Ankara için önemli bir parktır. Açıldığı yıllardaki güzelliği korunmasa da, Ankaralılar için hâlâ değerlidir.

Eskiden havuzun ortasında bir çay bahçesi vardı. Önündeki U dönüşü köprü ve metro durağı henüz yokken daha sakin ve dinlenilesi bir yerdi park. Tren köprüsünün altında dükkanlar, park içinde işportacılar yokken daha huzurluydu. Ankara’nın merkezinde bambaşka bir ortamdı öğrenci, aile, çoluk çocuk oturulacak; Abdi İpekçi’nin adı ile birlikte gazetecilere, aydınlara, yazarlara selam yollanacak.


Abdi İpekçi

1979’da öldürülen gazeteci ve yazarımızdır. 1929’da İstanbul’da doğmuştur. Hukuk Fakültesi’nde okumuş, birçok gazetede muhabir, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalışmıştır. 1979’da öldürüldüğünde Milliyet Gazetesi genel yayın yönetmeniydi. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslarası Basın Enstitüsü 2. Başkanlığı yapmıştır.

Abdi İpekçi 1 Şubat’ta öldürüldü, gazeteler 2 Şubat’ta siyah başlıklarla çıktılar. Abdi İpekçi anısına “Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü” konuldu. İstanbul’da bir spor salonuna ve Sıhhiye’deki parka adı verildi.



Bronz Fıskiye Kompozisyonu, Remzi Savaş

1979’da Abdi İpekçi Parkı havuzuna koyulmak üzere yapmıştır. Sanatçının aynı dönemde yaptığı, bronz döküm soyut heykelleri “Uçuş” ve “Çift” ise 12 Eylül sonrasında önce depoya alınmış; sonra da eritilmiştir.


Abdi İpekçi Parkı’ndaki anıt, düşüncenin ölümsüzlüğünü anlatır yalın bir betimleme ile. Sağlam ve sert bronz, yaşamın kaynağı su ile hareketlenir. Düşüncenin kalıcılığı ve her yeni dönemde yeniden üretilmesi gerçeğidir yansıtılan. Su sesi kuş seslerine karışırken hareket, canlılık, enerji yansır insanlara ve hayata.

Remzi Savaş, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinde heykel bölümlerini kurmuş; ikisi yurt dışında olmak üzere 8 kişisel sergi açmıştır. Türkiye’de ve yurt dışında pek çok sergiye katılmıştır. Türkiye’nin hemen her yerinde anıtsal projeleri ve uygulamaları bulunmaktadır.


Eller, Metin Yurdanur

1979’da Ankara’daki heykeltraşlar Bulhan Alkar, Remzi Savaş ve Metin Yurdanur Ankara’nın parklarına koyulmak üzere üçer heykel yapmıştır. Metin Yurdanur’un, “Eller” adlı heykeli bu dönemde yapılmıştır. Emeğe verilen saygının ifadesidir. 1980’de Abdi İpekçi parkına koyulmuş, zaman içinde heykel Ankara’nın simgelerinden biri olmuştur.

Metin Yurdanur’un Ankara’da 20 heykel ve anıtı vardır. Adliye Sarayı bahçesindeki “Atatürk ve Hukuk”, Ankara Radyosu’nun karşısındaki “Muzaffer Sarısözen”, Ankara Garı’nın önündeki “Miras”, Yüksel Caddesi’ndeki “İnsan Hakları”, Kuğulu Park karşısındaki “Su Perilerinin Dansı”, Olgunlar Sokak’taki “Madenci” de Metin Yurdanur’un yapıtlarıdır. Sanatçının Türkiye’de toplam 100, yurt dışında 8 yapıtı vardır.

Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.