Bu sayfayı paylaş

İtibarsızlaştırılan “Yerli Malı Yurdun Malı”



Yerli üretim neden itibarsızlaştırıldı, ne yapmalı?

İlköğretim dönemi 90’ların ortalarına kadar olanların çok iyi hatırlayacağı bir olgudur “Yerli Malı Haftası”.

Kendi kendine ayakta durmaya çalışan bir ülkenin, kendi ekonomisini sağlam temeller üzerine oturtmasının bir gerekliliği olan bu hafta, 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanılmaya başlanmış; daha sonra “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak değiştirilmiştir.

“Yerli malı Yurdun malı, her Türk onu kullanmalı” sloganıyla zihnimize kazınmış; sonra önemsenmemeye başlanmış ve diğer hafife alınan “belirli gün ve haftalar” arasında yerini almıştır. Peki böylesine önemli bir olgu neden itibarsızlaştırılmıştır?

“Yerli malı” kavramına karşı olan tezler

“Yerli malı” kavramına karşı olanların tezlerinin başında, sınırların olmadığı bir dünyada tam olarak “yerli” bir üretimden bahsedilemeyeceği gelir. Türk şirketler de birçok ürünü yurt dışında ürettirmekte; yani ülke içinde istihdam yaratmamaktadır.

Peki, durum öyle midir? Birçok Türk şirketi işçiliğin ucuz olduğu ülkelerde üretim yaptırmaktadır; lakin şirketlerin genel merkezleri Türkiye’dedir. Satış, pazarlama, planlama gibi faaliyetlerini burada gerçekleştirmekte ve kârlarını Türkiye’ye getirmektedirler. Ayrıca, halen üretimlerini yurt içinde gerçekleştiren azımsanmayacak sanayi kuruluşu ve KOBİ bulunmaktadır; bunlar istihdamı arttırmakta ülkeye katma değer kazandırmaktadır.

Diğer bir tez ise Türk mallarının birçoğunun yabancı malların standartlarını yakalayamadığı şeklindedir. Bu artık geçerliliğini yitiren bir argümandır. Artık yerli firmalar da kalite yönetim sistemlerini kullanarak kendilerini geliştirmekte ve dünya standartlarını yakalamaktadırlar. Yerli firmalar kalite yönünden eksiklik gösterse bile, yerli tüketicinin ürünlerini tüketmesi ile kendilerini geliştirip yabancı ürün standartlarını yakalayabilmeleri için kaynak yaratmaları sağlanacaktır.

Bu haftanın aşılamaya çalıştığı diğer önemli kavram “TUTUMLULUK” tur. Sürekli tüketimin pompalandığı günümüz toplumunda “tutumluluk” artık gereksiz bir kavram olarak görülmektedir. Kredi kartları, kampanyalar, reklamlar gibi almayı kolaylaştıran ve teşvik eden her şey artmış ve ekonominin tüketimle canlanacağı gibi bir düşünce oluşmaya başlamıştır.

Tehlike, tüketimin üretimden fazla olduğu noktada başlar. Gereğinden fazla tüketim kaynakların israfına yol açar; oysa kaynaklar yerinde kullanılırsa sağlık, eğitim, sosyal refah ve yatırımlar için daha fazla kaynak ortaya çıkar.

Yerli üretim, tutumluluk ve geleceğe yatırım

İhtiyaçlar karşılandıktan sonra gelecek için de yatırım yapılmalı ve daha iyi koşullarda insanların refah içinde yaşayabileceği bir ülkenin temelleri oluşturulmalıdır. Yani “Yerli malı” gerçekten de “yurdun malı”dır ve her bilinçli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı onu kullanmalıdır.


Yazan: Peruze Ayhan Eşiyok / Gıda Mühendisi / Merkay Grup Gıda Genel Müdürü

Merkay Grup Gıda Flakefest Tahıl Gevrekleri


Bu sayfayı paylaş

Siz de Arabul Ankara'da Yerinizi Alın!

En uygun bütçe ile en etkili tanıtımı yaparak marka bilinirliğinizi ve satışlarınızı arttırın.